Tasarımcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tasarımcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2010 Perşembe

Adeta sansürlenmedik yerimiz kalmadı...




Sansür bir baskı aracı olarak nitelenmekte ve kapsamı giderek genişlemektedir.
Adeta sansürlenmedik yerimiz kalmadı...

Tepki olarak bir zamanın sansür işareti olan "siyah band" espirisini belli kısımlar da kullanarak CUMHURİYET'İ SUSTURAMAYACAKLAR yazısını açık da bırakmak istedim.
Biz ne günlere kaldık? Sansürlenmedik bir o kaldı.

Tuğba Kurt

ÖZGÜRLÜK hakikati bulmak için gereklilikti...



ÖZGÜRLÜK hakikati bulmak için gereklilikti.Ta ki yazarların tutuklanmasına karar
verilinceye kadar.
Yalnız burada bahsettiğim sınırsız özgürlük değil.
Yani ülkemin bölünmez bütünlüğüne olan fikirsel müdahaleye özgürlük isteyeceğimin altını çizmek isterim.

Tuğba Kurt

12 Ağustos 2010 Perşembe

Aslan Burcu Kadını


İnatçıyım alabildiğine,
Öfkeliyim sel ötesi,
Suskunum, konuş diye yalvaltırcasına,
Sadığım sana tahmininden de öte,
Sıkma ama beni,
Beni benle bırak!
Çünkü ben,
Zaten senleyim,
Sendeyim.

TK

9 Ağustos 2010 Pazartesi

DENGE



-Hiç dağın tepesinde ki rüzgar ile aşağısındaki rüzgar aynı eser mi?
Dedim ve ekledim.
-Hayır, asla…Yukarıdaki rüzgar serttir. Alıp götürmek ister seni bilinmeyene, Tıpkı kuru bir
yaprak misali… Aşağısındaki rüzgar ‘dur gitme, burada kal, aksi takdirde kaybolursun ve kendini hiçbir zaman bıraktığın yerde bulamazsın' der.
İnsanı ya mutluluğudur ağlatan veyahut mutsuzluğu.
Hayat işte bu iki değer arasına kurulmuş olan bir dengeden ibarettir.
Denge bozulunca ortada yalnızca zıtlıklar kalır.
Aslında zıtlık diye bir şey de yoktur.
Bütünlük ve denge vardır.
Ne zamanki karanlığa bir mum yakmak istersen, işte o zaman karanlığın içerisinde var olan aydınlık ile yüzleşmek zorunda kalırsın ve ne zamanki muma üfleyip onu söndürürsen aydınlık içerisinde gizli kalmış karanlıkla tanışmış olacaksın.

İkisinin arasında saydam ve şeffaf bir denge vardır ve ne zamanki denge bozulur işte o zaman ya karanlıkta kalırsın veyahut aydınlıkta, ya mutlulukla bir kahkaha atarsın ya da mutsuzluk ile ağlarsın


Tuğba ALTUN

Kaynak: www.fotografveistanbul.blogspot.com

8 Ağustos 2010 Pazar

HOŞ AMA BOŞ GENÇLİK



Kadınlar ve erkekler zamanla olgunlaşan bireylerdir.
Gençlik yıllarında “farkındalık” bilinci çok fazla gelişmeyen bireyler daha naif bir yapıda birbirlerine yakınlık duyar, ilgi gösterir, flört ederler.
Bu dönemde Kadınlara “yakışıklı erkek” daha cazip konumdadır.
Zamanla şekillenen karakterleri ve toplumsal reaksiyon ile gelişen “farkındalık” bilinci çerçevesinde “yakışıklı” erkekler, kendilerine gösterilen ilginin rehaveti ile daha rahat davranmaya başlarlar.
Sosyal yaşamda ve kişisel gelişimde daha dejenere ve umursamaz tavırlar takınabilirler.
Kültürel ve sosyal gelişimine, alt yapısına bir başka deyişle: konuşmasına, nezaketine ve tavırlarına gereken önemi göstermeyen, bu yetileri ikinci plana atan erkekler zamanla yozlaşmakta ve yavan kalmaktadırlar.
Güzel KADIN, yakışıklı erkeğe kıyasla daha ihtiraslı ve çalışkan bir tutum içinde kendisine katmadeğer yaratan alanlarda ehlileşmeye ehemmiyet verdirmektedir.

Güzel kadın yaşı ilerledikçe kendisine önem veren, konuştuklarının altını dolduran, kültürlü ve bakımlı bir erkeği, yakışıklı ve sıradan bir erkeğe tercih edecektir. Zira erkekler gözleri ile, kadınlar ise duyguları ile severler.
ALINTI

(Bu tanımlar tamamen göreceli durumlardır.
Kişiye, mekâna ve zamana göre değişebilir.
Her kadının hayatından hoş ama boş erkekler geçmiştir.
Sonradan, 18-25 arası genç kızların, olgunluk, kadınlık safhalarında nasıl tercihlerinin değiştiğine örnek vermek ise dışarıdan bakılabildiğinde hiç de güç değil.
Çok uzak değil 4,5 yıl önce aynı hatalar yapılmıştır :),
şimdi erken kendini bilmişliğin( ki bu da bir şeydir)
verdiği güvenle hemcinsine nasihat,karşı cinse ders verebilme
olgunluğun da olmak da güzel).


TK

5 Ağustos 2010 Perşembe

VAKİTSİZLİK



Akşam uzuyan mesailerin ardından eve gelmelerim var,
Sonra bedenimi ruhumu şımartmadan yorgun düşmelerim...
Bu düşüş de bile yarın ki sorumlulukları düşünmelerim var benim.

Akrep yelkovanla sözleştiğim saatlerim de var,
Sabaha karşı iki satır yazıp çizme niyetlerimle,
Sen bilmezsin; çok tuhaf bir huyum daha var,
Sabah evden çıkmadan, geceliğimin altına kalbimi bırakıp gitmelerim de var.
Anlıyacağın birileri sorduğunda, kalbimi taşımadan gezmelerime bahanelerim var.
Senden sonra koluma saat takar oldum,
Geçmişe göre değil geleceğe doğru hesap yapma alışkanlığım olsun diye...
Yaşamaya vaktim var diyerek, vakitsiz bir yaşamım var.
Kendimi bu aralar teğet geçme görmeme duymama problemlerim var,
Çünkü önce kendimi sıfırlayıp yeniden yaratma düşlerim var...

TUĞBA KURT


(Yorgunluktan şu an ki bitkinliğimi belirtmek için gün biterken günlük niyetine gelişi güzel bir kaç satır yazmak istedim.Daha gönülden yazılmış haz dolu paylaşımlarda görüşmek dileklerimle).

30 Temmuz 2010 Cuma

Aşktan Hasar Almış Yürekler!

Aşktan Hasar Almış Yürekler!

Aşktan hasar almış yüreklerin yaraları zor kapanır. Kendine kanar rengi solmuş kalpler. Bir çare arar sessizce, kimseye anlatamaz derdini.

Ayrılığın en zoru üçüncü gecedir. İlk akşam farkına varmaz kalp olanların. Gözyaşı aksa da, gerçekliğinin farkında değildir yürek; kabullenmez yalnızlığını.

İkinci geceye de umudun kokusu yayılır. Ya ararsa, ya gelirse diye dikilir göz telefona, döner belki köşeden diye yolun kenarına.

Üçüncü gece, duvara çarpmış gibi kendine gelir yürek. Anlar ki sevdiği gitmiştir. Karanlığın arkadaşlığına sığınır. Ancak o zaman başlar panik olmaya!

Aşktan hasar almış yürekler yargılayamaz önce. Ölüm gibi, kederi sonradan çöreklenir kalbin orta yerine. Vakit geçtikçe anlaşılır boşluk, yaralı kalpler o zaman sürünerek savrulur.

Aşktan hasar almış yürekler isyan eder bir gün. Hayata karşı mağlup ve alacaklıdır. Hesabını kesmek ister yaşamla, sıkı bir pazarlık başlar.

Dualara karışır isyan; küfürle temenni arasına sıkışıp kalır acılı kalpler. Kaderin ağına, yazgısının bahtsızlığına, sevdiğinin vicdansızlığına bir “ah” çekerek; yapayalnız kalır sokağın ortasında kırgın bir yürek!

Aşktan hasar almış yürekler sorgulamayı öğrenir. Kendi mahkemesini kurar salonun ortasına. Suçluyu, suçsuzu arar, aradıkça daha çok boğulur, kendi içinde batar.

Güneş doğar, akşam olur, gün batar, gece döner ama zamanı bir türlü geçmez aşktan hasar almış yüreklerin. Her sabah aynı tatsız güne uyanır. Bir filmin orta yerinde, bir dostun acı kahvesinde ağlar. Ağladıkça silinecek gibi duran acısını atmaya çalışır.

Aşktan hasar almış yüreklere doktor da çare olamaz, falcı da! Vakit geçtikçe kendi yarasını sarar kalp. Takvim yaprakları düşer durur, gönlün içi zamanı süpürge eder. Sonra bir sabah uyanıp bakar ki; güneş yine parlamakta gökyüzünde. Tebessüm eder onca günün ardında ilk defa. Yaşamın mucizesi kendi içinde saklı durur. Bir adım atar dışarıya, gözlerine vurur gerçekler. Aşktan hasar alan yürekler, bir gün bir yerlerde yeniden sevmeyi becerirler, ceplerinde duran inançsızlıklarıyla…

Candan Ünal

23 Temmuz 2010 Cuma

Şimdi, yeniden reklamlar...:)








Amaç reklam olunca objeler de kadın olunca,seksepallik,çekicilik kaçınılmaz oluyor.
Ve bence güzel de oluyor.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Logo örnekleri





Reklam sektörüyle ilgili "Düşünmek bizim işimiz" sloganından yola çıkarak yapılan taslak çalışmaları...

İletişimin Gücü




Reklam sektöründe Duvar Panolarının gücü muhteşem.
İyi bir garfik tasarım ile oluşturulmuş afiş ve sonrası gelen başarı.
Küçük kız çocuğunun dedesine benzettiği,
Bakırköy Belediye Başkanı'na bakışına bakın :))

TK

9 Temmuz 2010 Cuma

Reklamlar 2

Reklamlar

Ben Adam Olmam! Çünkü;


.
.
.
.
.
.
.
.


01-İnsanları kendim gibi zannediyorum hala!
02-İnsanları kendim gibi zannedip,kendim gibi ilgileniyorum hala!
03-Sevdiklerimi kendi yarattığım yalancı bir dünyada yalancı bir yere koyuyorum hala!
04-Sevdiklerim beni üzüyor hala!
05-Beni üzenleri çok seviyorum hala!
06-Beni en çok üzeni çok ÖZLÜYORUM hala!
07-Aptalım hala!
08-Kendimden memnunum hala!
09-Kalleş aşkıma gülümsüyorum hala!
10-Arkamdan iş çevirenlere ortak oluyorum hala!
11-Dostluklar yalanmış öğrenemedim hala!
12-Sevdiğimden sevdiğim için kaçıyorum hala!
13-Canım canımdan alınıyor ben sessizce izliyorum hala!
14-Yaşam formlarına rağmen ve inadına insanım hala!
15-Üzgünüm Annecim,Üzgünüm Babacım HAYATI ÖĞRENEMEDİM hala!

Alıntı: Facebook

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Broşür Dağıtmanın Çekici Yöntemi



Sokakta yürürken birileri size el ilanı vermeye çalışınca ne yapıyorsunuz? Çünkü ilanı veren kişi sadece onu almanızı istiyor ve kararı size bırakıyor. Eminim umursamadığınız oluyordur.
Bu çok normal, çünkü konu ne olursa olsun gündelik yaşamda insanların dikkatini çekmek artık o kadar kolay değil.
Arjantin’in Buenos Aires şehrinde Red Cross tarafından dağıtılan Küresel Isınma konulu broşürlerin dikkat çekiciliğine bakın! Temaya uygun erimiş bir insandan konuyla alakalı ilanı almamak neredeyse imkansız. Hatıra fotoğrafı çektiren bile olmuştur.

Kaynak: www.adkritik.com

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Tasarımcı ve Fotoğrafçılık

Grafik tasarımcılıkta başarının temel yollarından biri de Fotoğrafçılık dalıdır.
Fotoğrafçılık ile yakın temasta bulunmanız ve mümkünse tekniğinden anlamanız
size çok büyük artılar sağlayacaktır.
yaptığım Ar-Ge çslışmalarımda çok beğendiğim bir alıntıyı
sizlerle paylaşmak istiyorum.
Umarım beğenirsiniz ve faydalanırsınız.

TK
..........................................................

HDR Tekniği İle Duygu Dolu ve Farklı Fotoğraflar Yaratın

HDR kısaltımının açılımı "High Dynamic Range"dır. Bu teknik aslında bazı nedenlerle hobi düzeyinde kalmış olmasına rağmen fotoğraflar üzerinde oldukça etkileyici sonuçlar almamızı sağlayan bir yöntemdir.
Neden ihtiyaç duyarız ki bu hdr'a normal çekimler yapmak dururken...
Fotoğraf çekerken ışık çok önemlidir ama her zaman her yerde yeterli miktarda ışık bulmamız mümkün değildir.
Bu eksiklik cihazlar üzerine eklenmiş çeşitli tür kapasite ve özelliklerde flash ışıklarla giderilmeye çalışılmış olsada sonuç olarak yapay uygulanmış bir yöntem olmasının tüm dezavantajlarını da beraberinde getirmekte.
Doğal güneş ışığı gibisi yok desek yeridir.
Örneğin bir dağ ve masmavi bir gökyüzü düşünün.
Kuruldunuz bu güzelliğin karşısına ve hazırladınız takım taklavatı. Ancak oda ne, gün batmak üzere ve ışık arkanızda kalmış, güzelim dağın etekleri kapkara ve dağ olduğunu söylemeye kırk şahit istiyor. Ama tepedeki gökyüzü masmavi ve hatta birazcık bulut bile var. Ama böyle kıt ışıklı yerlerde doğru pozlama yapmak oldukça zor bir hal alıyor...
Sonuç olarak pozlamamızı gökyüzüne göre ayarlasak dağ dahada karanlık çıkacak, dağa göre ayarlasak gök dahada parlayacaktır.
İşte bu noktada aynı sahneden bir çok değişik pozlama ayarıyla kareler alırız ve bunları ek bir yazılım sayesinde birleştiririz ki, karanlık yerler normale dönsün parlak yerlerde norlame dönsün diye ve sadece bununla kalsa iyi, öyle canlı efektler elde edebiliyoruz ki, sanki resimler bir ruha sahip oluveriyorlar.
Derlerdi de inanmazdım şu ışıkla her şey yapılabiliyor.
Bir meleği şeytan, şeytanıda bir meleğe benzetebiliyor.
Hele şu ünlülerin selülitlerini birer paradoksa dönüştürmüyor mu?
Korkulur vallahi ışıktan...
İşte bir kaç örnek, kendi gözünüzle görün dediklerime inanmazsanız...

Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayın..





Sabırsızlandıysanız böyle bir çalışma yapabilmek için hemen dışarı çıkın ve 3 adet fotoğraf alın.
Ancak makinenizi sabitlemeniz çok önemli.
Çünkü 3 karede aynı sahneden ve kaymadan alınması gerekli.
İlk resmi normal olarak alın, bir diğerininin iso değerini fazlaca aydınlık olacak şekilde ayarlayın çekin ve üçüncüyü de oldukça karanlık çıkacak şekilde çekin.
Bu miktarı arttırmak sizin elinizde ama bu iş en az 2-3 fotoğraf gerktirmekte. Fazla da abartmayın çünkü en çok 8 resim sonra pek fazla birşey değişmiyor elde edeceğiniz hdr çıktısında!

Fotoğraflarınızı çektiyseniz artık onları photoshopta işlemeye geldi sıra.
Resimleri hdr işlemine tabi tutabilmeniz için elinizde en aşağı Photoshop CS2 sürümünün bulunması gerekiyor.
Buda tamamsa şu işlemi yapın önce.
File/Automate/Merge To HDR yolunu izleyin.

Seçimden sonra resimlerinizi seçmenizi isteyen bir pencere gelecek,
resimleri programa gönderdikten sonra, fotoların diyafram enstantene ve poz değerlerini göreceksiniz,
buraları ayarladıktan sonra veri derinliği ve diyagram alanı gelecek,
32 bit seçiminizde başka ayar istenmiyor ancak 16 veya 8 bit değeri seçiminden sonra sizden HDR Conversion ayarı isteniyor.
Ancak isterseniz 32 bit seçip resminizi elde ettikten sonra memnun kalmadıysanız HDR Conversion ayarına şu yoldan erişebilir ve bir dizi etki daha ekleyebilirsiniz.
View/32 Bit Preview Options yolundan erişebiliyorsunuz.

Kaynak: www.anadopdolu.blogspot.com

Absolut Vodka - Karlsson's Vodka Tasarım Örnekleri






Hans Brindfors, İsveç'in en tanınmış sanat yönetmenlerinden olup,
Uluslararası üne sahip bir Tasarımcıdır.
Çalışmasında IŞIK ve RENK unsurlarına odaklanmamızı sağlayarak
nokta atış yapmayı başarmıştır.
Usta kolay olunmuyor.
Güzel yorum oldu ama değil mi? :)

Tuğba Kurt
Kısaca TK

Tişört üzerine bir tasarım çalışmam :)




Kendi fotoğraflarımdan uyguladığım,
karakalem havası yaratmaya çalıştığım bu uygulama,
2010 İlkbahar-Yaz kolleksiyonu olarak,
ihracatçı bir konfeksiyon firması
tarafından Almanya'da sunumu yapıldı :)
-----------------------------------------
Reklamları izlediniz az sonra haberler :))

TK

Sektörel Tasarım

28 Haziran 2010 Pazartesi